23 Şubat 2018 Cuma

Zaman Kaybolmaz, İlber Ortaylı, 42 bölüm..

GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ 23 Şubat 2018


GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ


“İlk düşünürümüz Bilge Tonyukuk’a (646-726) minnetle”

23 Şubat 2018







“Konut piyasasında iyi ayrı dünya oluşmuş gibi. Bu eğilimlerin aylarca hatta yıllarca sürmesi beklenebilir.”. http://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/1849593-konutta-artik-iki-ayri-dunya-var








“Kötü müttefik yüzünden çok kısa sürede elimizde dünya çapında savunma sanayimiz oldu. İhtiyaçlar icatların anası ise petrolü olmayan ama siyasi kararlılığı ve beşeri sermayesi olan ülkemizin çok daha kısa sürede net "yenilenebilir ihracatçısı" olacağına inanıyorum. İhtiyacımız olan, daha paylaşımcı kamu yanı sıra daha cesur özel sektördür.”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/2018/02/23/yavas-yavas-acele-edelim





Bu saldırılardan kısa bir süre sonra Rusya'nın Türkiye'ye Afrin desteğini vermesi de biraz mecburiyettendi.
Çünkü Rusya, ABD ile tek başına karşı karşıya gelmek istemiyor. Türkiye ile birlikte adım atmanın gücünü gördüler. İşte bu denkleme uymayan tek ülke TÜRKİYE. Tehlikeyi gördü ve sahaya indi! Bileğine güvenerek! Başka da kimse bunu yapmadı yapamadı!
İŞTE BUNU YAPTIĞIMIZ İÇİN OYUNUN SONUCUNU BİZ BELİRLEYECEĞİZ. Evde otursaydık ne elde ne avuçta kalırdı! Şimdi bizsiz paylaşım olmaz, olamaz.
GAZ'da da petrolde de böyle...
Konu AKDENİZ OLDUĞU ZAMAN donanmanız HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA
ÖNEM KAZANIR! Yakın tarihteki açılan davaların, DONAN MAYA düzenlenen kumpasların bir nedeni olmalıydı.
VARDI DA...
Karşımızdakiler BARBAROS'un torunlarını burada görmek istemiyordu.
Burnumuzun dibindeki zenginlikten bizi alıkoyup içeride çatışmamızı düşlüyordu!
TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE değildi!
Atladıkları buydu...
Bunu şimdi AFRİN'de gördüler.
Ancak inanın bu sadece FRAGMAN.
Damarımıza basarlarsa filmin tamamını izlemek zorunda kalırlar!
Ki bu hiç hoşlarına gitmez!
.”. https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2018/02/23/hedef-akdeniz

“Vatan ekseninde, tarih ekseninde ve milli kimlik ekseninde düşünen herkes bu dayanışma hattında yerini almalıdır. Çünkü, bir coğrafya inşası, bir tarih hesaplaşması var önümüzde.
Türkiye’nin yeni yükseliş dönemini biçimlendiren kurucu nesil, kurucu kadrolar büyük adımlar atıyor. Bu, yüzyıl sonra gelen fırsattır.”. https://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/milli-mutabakat-veya-secim-ittifaki-herkes-safini-secsin-biz-turkiye-eksenindeyiz-2044579



22 Şubat 2018 Perşembe

GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ 22 Şubat 2018

GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ

“İlk düşünürümüz Bilge Tonyukuk’a (646-726) minnetle”

22 Şubat 2018

“Her halükarda demokrasinin güçlendiği, seçmen iradesinin önündeki engellerin kaldırıldığı çok önemli bir adım daha atıldı.” http://www.aksam.com.tr/yazarlar/markar-esayan/chp-ve-hdp-de-ittifak-yapacaklar-mi/haber-710141

“Kısaca aslında bugünlerde ırkçı siyasi eğilimlerde kendisini gösteren Batı’daki bu insanlık dışı eğilimlerin arkasında, toplumsal hafızanın sorunlu yapısıyla izah edilebilecek psikolojik sorunlar olabileceği gibi, Batı’nın yaşadığı kültürel yaratıcılığını, ideolojik kapsayıcılığını kaybetmenin neticesinde ortaya çıkan travmalar da bulunabilir. Dolayısıyla Batı’da ortaya çıkan bu sağlıksız davranış biçimleriyle Batı dışı toplumlarda var olan, ortaya çıkan, yükselen milliyetçiliklerin aynı kaba konulması doğru olmadığı gibi, yaşanan olayların anlaşılmasına da katkı yapamaz.” . http://www.aksam.com.tr/yazarlar/vedat-bilgin/milliyetcilik-yukseliyor-mu/haber-710128

“KABİLE, KAVİM, İMPARATORLUK
Bugün Türkiye’de milliyetçiliği tartışanların görmediği hususlardan biri de aynı konuyla ilgilidir. Bölgemize yönelen dış tehdit ve fiili durumlar, işgal ve ülkelerin emperyalist siyasetle tehdidi karşısında daha görünür hale gelen milliyetçi tavırların Batı’daki ırkçı veya yabancı düşmanlığıyla benzerlik kurulacak bir tarafı bulunabilir mi? Unutulmasın ki bugün olduğu gibi dün de Milli Mücadele sürecinde de mahiyeti itibarıyla benzer bir durum söz konusuydu.
Bu mesele konuşulurken çokça karıştırılan hususlardan biri de ‘kavmiyetçilikle’ ‘milliyetçiliktir’. Millet öncesi etnisite, kabile, kavim gibi tarihsel/toplumsal yapıları; imparatorluk aşamasında ortaya çıkan milletleşme süreçleriyle birbirine karıştırmak, düpedüz tarihsiz /tarih dışı bir anlayış, toplumu verili bir mutlak yapı olarak gören düşünce tarzıdır.” http://www.aksam.com.tr/yazarlar/vedat-bilgin/milliyetcilik-yukseliyor-mu/haber-710128


““ABD’nin milli geliri yaklaşık 19 trilyon dolar. Çin neredeyse 11 trilyon dolara ulaştı. Halbuki Soğuk Savaş’ın bittiği 1989 yılında, Amerikan ‘ataleti’nin başlangıcında, ABD milli geliri 15,7 trilyonda, Çin ise 350 milyarda idi. Ne oldu? 28 yılda Çin milli geliri yaklaşık 32 kat arttı. ABD milli geliri ise sadece 3 kat arttı. Rusya, Soğuk Savaş bittiğinde 500 milyardaydı, şimdi 1,2 trilyon dolarda. Aslında 2013’ de 2,3 trilyon idi, şimdi neredeyse yarı yarıya ufalandı”. https://www.dunya.com/kose-yazisi/korumacilik-egilimleri-ve-yeni-nesil-osbler/404303

“KOSGEB’de yapısal değişim şart...
Neler mi değişmeli derseniz, önerilerim özetle şunlardan oluşuyor”. https://www.dunya.com/kose-yazisi/kosgebde-yapisal-degisime-gidilmeli/404262

“Temiz enerjinin hakim olacağı bir dünyada yaşanacak en önemli 5 jeopolitik gelişme şöyle: 1- ABD’nin Ortadoğu'daki askeri ayak izi azalır.”. https://www.dunya.com/kose-yazisi/temiz-enerjilerin-yol-acacagi-5-jeopolitik-sonuc/404297



“Türkiye bir şiddet sarmalının içine sürüklenmek istenmektedir ve bu sarmala, Gezi Olayları’ndan daha geniş çaplı bir kalkışmanın zemin kazanmasını sağlamak ve sonuçta Hükümet’i devirmek ve Türkiye'yi New York Çeteleri filmindeki gibi bir vahşi ortama sürüklemek için ivme kazandırılmaktadır. 
Toplumsal gerginliği artıran bir başka olaylar zinciri de bireysel ve toplumsal hak gaspının sıradanlaşması ve hatta övülerek yüceltilmesidir. 
Hükümete ve devlete kurulan tuzaklardan biri de; içerideki sosyal hoşnutsuzluk alanlarının çoğaltılması ve bunların sürekli beslenmesidir. Toplumsal kaostan doğan bir terör ve şiddet dalgasının, etnik, mafyatik, ideolojik ve dini soslarla, karşı konulamaz hale gelebileceğine şüphe yoktur. Türkiye’ye ve Hükümet’e karşı kullanılacak alanların en önemlilerinden biri budur. 
Özelikle trafikteki büyük araçların, hafriyat kamyonlarının, beton mikserlerinin, trafik magandalarının ve trafikteki kuralsızlığı giderek kural haline getiren sürücülerin, toplumu içten içe yoğun kin ve intikam duyguları ve en kötüsü acizlik algısı içine iterek anarşiye ortam hazırladıklarını belirtmek gerekir. 
Bireysel ve toplumsal zaafların oluşturduğu fay hatlarının bazı odaklar tarafından sinsice beslendiğini de unutmamak gerekir. Sonuç olarak küresel gelişmelerin her ülkede sosyal yapıları, aile kurumunu, kadın ve erkek kimliğini, aile içi iletişimi, toplumsal iletişim ve dayanışmayı ve nerede ise her şeyi ciddi şekilde deformasyona uğrattığı gerçeğini göz önüne almalıyız. 
Topluma bir de bu açıdan bakarsak, dış ve iç pusuların, tuzakların eş zamanlı kurgulandığını da tespit edebileceğiz. Sokaktaki ve toplumdaki kural tanımazlıklar ve ailedeki deformasyon, olağanüstü bir milli güvenlik sorunu haline gelmektedir. Pazar günü devam edelim.”.  http://www.gunes.com/yazarlar/omer-ozkaya/degisen-sosyal-yapimiz-1-853353


Sosyal medyada veriyi manipüle etmek o kadar kolay ki. “Bot”lar ABD seçimine bile etki etti, bizdeki okunma oranlarını mı çarpıtmayacak?
SORUMLU KİM?
Herhangi bir isim vermek istemiyorum şimdilik. Çünkü bunun bireysel bir yöntem mi yoksa kimi gazetelerin kurumsal politikası mı olduğunu bilmiyorum.”. http://www.haberturk.com/yazarlar/oray-egin/1848081-medya-manipulasyonu

Tartışmaya katkı sunmak maksadıyla Bilimevi Dış Politika Dergisi’nin son iki sayısında Türkiye’de yayın yapan yabancı devletlere ait bu medya kuruluşlarıyla ilgili kapsamlı geniş bir haber dosyası hazırlamıştım.Sputnik, Deutsche Welle Türkçe, BBC Türkçe, İran-Mehr Haber Ajansı, CRI Türk (Çin), Rudaw-Kurdistan24 ve Amerika’nın Sesi’ni incelediğim araştırmadan çıkardığım bazı sonuçları sizinle de paylaşmak istiyorum:”. http://www.haberturk.com/yazarlar/ozcan-tikit/1848084-turkiyenin-turkce-yabanci-medyasi

- Bu kuruluşlar Türkiye’deki basın mensupları için ciddi bir istihdam alanı. Türkiye’nin en büyük gazetelerinde ve televizyonlarında görmeye alıştığınız pek çok ünlü isim artık yerli-yabancı medyamızda istihdam ediliyor.”. http://www.haberturk.com/yazarlar/ozcan-tikit/1848084-turkiyenin-turkce-yabanci-medyasi

- Gelecekteki bu zor döneme hazırlık açısından bireysel emeklilik sistemine yönelik kamusal teşviklerin devam ettirilmesi ve sektörün performansının da artırılması gereklidir.”. http://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/1848090-yasliliga-evet-yoksulluga-hayir

Bu arada Türkiye’nin İran ile ilişkisinde ortaya çıkan durum da daha az hassas değil. Bunun nedeni, önceki gün Afrin’e giren ve Türkiye’nin topçu atışıyla karşılaşan grupların büyük ölçüde İran tarafından eğitilmiş milis güçleri olması. İran da Rusya gibi Suriye’deki savaşın önemli bir aktörü ve o da rejimin ayakta kalması için sahada askeri faaliyet gösteriyor. Tahran’ın desteklediği milisler ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahada karşı karşıya geldiği bir durum kaçınılmaz olarak Türkiye-İran ilişkilerinde sıkıntı yaratma potansiyeli taşıyor.”. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/afrindeki-durum-ne-kadar-kirilgan-40749685

“Bir de bu işin gerisinde devleti temsil eden valilik makamları vardır.
Açıkçası Fırat Kalkanı Harekatı sırasında onları yakından tanıma fırsatı buldum. Gaziantep ve Kilis Valiliği’ni bu anlamda ayrıca kutlamak istiyorum. Operasyonun hem geri desteğini hem de haber trafiğini çok iyi yönetmişlerdi.
Halkla ve Suriye tarafındaki yardıma muhtaç kişilere yardım götüren kurumlarla güzel İlişkiler kurmuşlardı.
Halkın doğru bilgi alma hakkı için ellerindeki bütün kaynakları seferber etmişlerdi . Klasik bir bürokratın dışına çıkarak tam da ihtiyacımız olan risk alan ve hızlı karar veren devlet adamlığı sergilemişlerdi . Onlarla ilgili herkesimden güzel konuşmalar duymak devletim adına beni vatandaş olarak oldukça sevindirmişti. İşte istenen budur demiştim.”.  http://www.karar.com/yazarlar/mete-yarar/zeytin-dalina-bir-de-buradan-bakin-6273

“Tasavvuf çevrelerinin “Tosun Baba”, sanat çevrelerinin ise kısaca Tosun Bayrak diye tanıdıkları Tosun Bayraktaroğlu’nun pehlivanlıktan mimarlığa, Casablanka’da işadamlığından Amerika’da üniversite hocalığına, anarşist ressamlıktan Cerrahi şeyhliğine uzanan, romanlara konu olacak kadar renkli ve hareketli bir hayatı vardır.”. http://www.karar.com/yazarlar/besir-ayvazoglu/shaykh-tosun-bayrak-al-jerrahi-al-halveti-6271

Siz onları "özgür" sanıyorsunuz.
Oysa özel olarak dizayn edilmiş, disiplin altına alınmış, konforlarına mahkûm edilmişlerdir.
Sırtlarını dayadıkları sermaye/ medya/ kültür oligarşisini bilip anlamadan bu tayfanın hallerini anlayamazsınız.
Çünkü "mahalle"yi dizayn eden oligarşi kapalı kapılar ardındayken çok acımasız.
Öyle korkuyorlar ki, her hallerini hoş görüp yine de seven milletin sinesine sığınmayı bile düşünemiyorlar.”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/2018/02/22/milletten-utanirlar-mi-ne-gezer

“Elbette bu mücadelede sahip olduğumuz askeri kapasite ve stratejik birikim belirleyici olacak. İşte Afrin'e giden İran destekli milis güçlerin nasıl önünün kesildiğini gördük. Karşımızdaki şer güçlerinin de bu olayı nasıl kapsamlı bir operasyon olarak tezgâhladıklarına da şahit olduk. Fakat Türkiye bu oyuna gelmedi. Erdoğan'ın stratejik aklı ve kararlılığı bir kez daha devreye girdi ve karşımızdaki unsurların ittifak yapmasının önüne geçti.
Bugün değil ama yarın bu süreçler detaylı olarak yazılacak. Yazıldığı vakit bugün sureti haktan görünüp de elini gerçek anlamda taşın altına sokmayanlar da ayan beyan ortaya çıkacak. Ne diyelim, sizi tarih yazacak!”.
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/fahrettinaltun/2018/02/22/turkiyenin-basarili-olmasini-kim-ister

Daha dün, yönettiği araştırma kurumunun itibarını arkasına alıp, "yerli ve milli geyiği" diye bu "kural koyan" tavırla alay eden sözde bilim insanlarımızın sosyal medya paylaşımlarını okuduk.". https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/2018/02/22/kurala-uyan-ulke-kural-koyan-ulke

“11'inci kalkınma planının ruhunda, kurala uyan ülke olma sürecini bitireceğimiz kararlılığı yatıyor. Planın her sektörü ve her kurumu ilgilendiren özü, nitelik sıçramasına, yüksek gelir grubu ülke olmaya, daha mutlu vatandaş, daha güçlü ordu, daha sağlam ekonomiye yönelik planlarla dolu.
Üretmeyen ile üretenin kesin ayrışacağı, kazandığından fazlasını harcayanın sistemden eleneceği, niceliğe takılıp niteliği ıskalayanın kaybedeceği, planın kaotik tutuma, yönetişimin kötü işletmeye, bilimin ezberciliğe karşı galebe çalacağı yeni bir dönemin adıdır 11'inci Beş Yıllık Kalkınma Planı...”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/2018/02/22/kurala-uyan-ulke-kural-koyan-ulke

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "11. Kalkınma Planı"na ilişkin değerlendirmelerini dinlerken benim açımdan en önemli, en değerli ve en dikkate değer tespiti, "insani ve manevi kalkınmayı" özellikle vurgulaması oldu. Ülkemizdeki fikir ayrılıklarının önce nefrete sonra çatışmaya dönme riski taşımasının temel nedeni, gençlerimize matematik, fizik, kimya öğretmeye çabaladığımız kadar, "insani değerleri, empati yapmayı, yerli ve milli kimlikle küresel şartlara uyumu" öğretmeye aynı oranda çabalamamamızdır.”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/muderrisoglu/2018/02/22/insani-kalkinma-2023-vizyonu


Türkiye’nin beka mücadelesi

Türkiye’nin zengin yüzde 1 için çalışan “küresel sistemden” kopuk bir sonuca varması mümkün değil, bugün nüfusun yüzde 1’i, ülke servetinin yüzde 55’ine hakim gözüküyor. (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı raporu, Ekim 2016) Üstelik, Güney Afrika merkezli New World Wealth örgütünün "Milyoner Göçü 2018" raporuna göre ülkesini terk eden “Dolar milyoneri” Türk sayısı, 6 bin!.. Bu “manidar” göç olayında Çin ve Hindistan’dan sonra 3’üncü sıradayız!.. 
Demek, cebini dolduranların hatırı sayılır bölümü, doğup-büyüdükleri, servetlerini yaptıkları ülkenin “beka mücadelesine” pek güvenmiyorlar, anlamlıdır!.. 
O zaman “beka mücadelesini” her alana yaymak zorundayız.. Bu aşamada artık, hedefimiz yüksek büyüme oranları kadar, ülkenin geleceğine dört eliyle sarılmış geniş kitlelerin yaşam karşısında başı dik durmasıdır.”. http://www.star.com.tr/yazar/dunya-sistemi-coktu-daha-cok-kan-akar-yazi-1312542/


Ama en vahimi de şu: “haklı” savaşların “kuralsız” grupları , dünyâ ölçeğinde savaşı pazarlayan, kotaran güçlerin âleti, oyuncağı hâline geldi. Bugün, burnumuzun dibinde yaşanan savaşta bunu net olarak görüyoruz. Pek çok güç, bu, maşaallah “pek haklı olan” bu kirli yapıları kullanarak işini yürütüyor. Bu da ,“Ben yapmadım ki, onlar yaptı” sorumsuzluğuyla, en yapılamayacak şeylerin bile yaptırılabileceği bir ortamı sağlayarak, savaş hukuklarını da aşındırıyor. Bugün artık kurallı savaşlarla kuralsız savaşlar arasındaki ayırımı o kadar kolay yapamıyoruz.
Köroğlu, “tüfeng icâd oldu; mertlik bozuldu” diyordu. Garibim vesâyet savaşlarını görseydi, ne derdi acaba?…”. https://www.yenisafak.com/yazarlar/suleymanseyfiogun/kirli-savas-2044561


YPG üzerinden sonuç alacağını düşünen ABD, darbeyi şimdi AFRİN'de alıyordu.
Oyunu bozuluyordu...
İçerideki yapılarla ANKARA'yı çökertmeye çalışanlar, şimdi AFRİN'de çöküyordu... 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ'ndeki RUH şimdi SURİYE'nin her noktasındaydı! YARIN nerede olacağını da kimse bilemezdi!
MEHMETÇİK YÜRÜYORDU!
.”. https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2018/02/22/15-temmuz-ruhu

 “Bitik erkekler”
Yaşadığımız teknomedyatik dünyanın ve dijital teknolojilerin gençlerimizin hayatlarını nasıl etkilediğini hem bu köşede hem de “İnternet ve Psikolojimiz: Teknomedyatik Dünyada İnsan” kitabımızda uzun uzun incelemeye, anlatmaya çalıştık. Gençlerimizi artık yeni bir uzuvları haline gelen ellerindeki akıllı telefonların nasıl hazır lopçu hale getirdiğinin, empatiden yoksunlaştırıp fanatikleştirdiğinin, hayatın uzağına düşürdüğünün üzerinde durduk. Bu konu birçok batılı araştırmacının, psikoloji profesyonelinin gündeminde… Gelecekleriyle ilgili haklı olarak kaygı duyuyor, önlemler almaya çalışıyorlar. Ünlü psikolog Philip Zimbardo ve Y kuşağından genç çalışma arkadaşı Nikita D. Coulombe’nin gözlem ve araştırma bulgularından yola çıkarak yayınladıkları “Bitik Erkekler: Teknoloji Erkekliği Nasıl Sabote Etti?” (Pegasus Yayınları, Temmuz 2017) kitabında bu kaygıların özellikle genç erkekler için alarm düzeyine geldiğini gösteriyor.”. https://www.yenisafak.com/yazarlar/erolgoka/bitik-erkekler-2044570

“AHLAKEN YOZLAŞMIŞ ŞEYHİNE İSYAN EDEN ADAM
Sadece beyaz adamın kurduğu sömürü düzenine isyan etmedi. Bağlı olduğu cemaatin lideri, Elijah Muhammed’in davaya yakışmayan ahlaki yozlaşmasına da itiraz etti. “Şeyhtir, liderdir, önderdir” diye susmadı.
Bir davayı çökertecek en ciddi sorun olan ahlaki yozlaşmaya isyan etti ve çekip gitti o cemaatten.


“Malcolm bizim adamımızdır, haksız mıyım?
Keşke yaşasaydı. İslam dünyası tam olarak onun gibilere ihtiyacı var.
Karanlık gecelerde onun kitabını okurken, odamın duvarlarında Malcolm X’in silüeti yansırdı sanki. Hayran hayran onu izlerdim.

Onun gibi olmak istedim hep. Ne hazindir ki, onun gibi olamadım. İçimde büyük bir sancıdır.

Belki aramızdan onun gibiler çıkar. Dua edelim. Çünkü çok ihtiyacımız var.”.  https://www.yenisafak.com/yazarlar/kemalozturk/bize-tam-olarak-boyle-insanlar-lazim-2044556

20 Şubat 2018 Salı

GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ 21 Şubat 2018


GÜNÜN KÖŞE YAZILARINDAN SEÇKİ


“İlk düşünürümüz Bilge Tonyukuk’a (646-726) minnetle”

21 Şubat 2018

Bölgede olup biteni anlamak için sahanın asıl patronuna, yani bu bölgedeki dizaynı yapan asıl güce bakmak gerekiyor. Bunun da Pentagon’dan başkası olmadığı açık. Türkiye’ye karşı Şam’ı da devreye sokan, İran’ı da harekete geçiren Pentagon’dan başkası olamaz. Ankara’ya karşı yapılan her hamlenin arkasında Pentagon vardır. PKK’nın asıl sahibi Pentagon’dur; adı geçen devletler veya güçler, Pentagon’un sadece taşeronluğunu yapıyorlar.”. http://www.aksam.com.tr/yazarlar/kurtulus-tayiz/pentagon-sam-rejimi-ve-pkkypg-c2/haber-709807


Türkiye’nin yol haritası şimdiden Pentagon’u çıldırtmışa benziyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin’den geri adım atmak bir yana önümüzdeki günlerde şehir merkezinin kuşatılacağını açıkladı. Erdoğan, terör örgütüne karşı sürdürülen operasyonların Tel Abyad’dan Kamışlı’ya kadar sınırlarımız boyunca devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu sözler Ankara’nın, Pentagon’un yürüttüğü “Büyük Kürdistan” planına karşı sonuna kadar mücadele içinde olacağını gösteriyor. Pentagon’un Erdoğan’a dönük düşmanlığının arkasında işte bu plan yatmaktadır.”. http://www.aksam.com.tr/yazarlar/kurtulus-tayiz/pentagon-sam-rejimi-ve-pkkypg-c2/haber-709807

Başka bir dünya
Bugün Doğu-Batı kutuplaşmasında ağırlık noktasının hızlı bir biçimde Doğu’ya kaymakta olduğu düşünülünce artık Batı’nın işinin zor olduğu bir döneme girildiği görülecektir.
İşte emperyalist politikaları uygulayarak Ortadoğu’yu eski usullerle kontrol etmeye, elinde tutmaya çalışan ABD’nin çelişkileri bu aşamada iyice açığa çıkmaktadır. “Batı, dünya üzerindeki hegemonik üstünlüğünün hızlıca zayıflaması, hâkimiyet alanlarının ayaklarının altından kaymasının meydana getirdiği panik sonucu, emperyalist siyasetin en vahşi boyutu askeri müdahale ve savaşı devreye sokmuştur. Ortadoğu toplumlarının yaşadığı yüz yıllık birikim üzerinde yükselen ekonomik ve toplumsal gelişmelerin ortaya çıkardığı demokrasi, bağımsızlık ve özgürlük taleplerinin karşısında bu vahşi müdahalelerin neticesi olan katliamlar sadece tepki ve öfkeye sebep olmakla kalmamakta, Batı’ya karşı alternatif dayanışma ve yeni stratejik ortaklık arayışlarına yönelmeye yol açmaktadır.”
Bugün Türkiye’nin, başta patronajı olmak üzere Batı sistemiyle yaşadığı sorunlar, sadece konjonktürel değil bu yapısal değişimin neticesi olarak görülmelidir.”. http://www.aksam.com.tr/yazarlar/vedat-bilgin/emperyalizm-nereye/haber-709769

“Geçen hafta Barcelon’da Koç Grubunun işbirliği toplantısında Ali Koç istihdam hakkındaki bir soru üzerine; “Teknolojinin artısı, eksisine bakıldığında istihdama etkilerini görüyoruz. İnsan gücü ve becerisine ihtiyaç azalıyor. Bu nedenle bu insanların hangi alana kanalize edileceği de büyük önem taşıyor. Teknolojinin istihdam üzerinde oluşturduğu etkinin olumsuz bir sosyal etkisi olacağını görüyorum” dedi.
Bu cevap üzerine daha önce Miktad Karaalioğlu ile yaptığım sohbetin benzerini Aydınlık Gazetesinden M. Recep Erçin ile tekrarladım. Mesele şu: Her üretim süreci teknoloji kullanımı arttıkça ucuzluyor ve toplam refah artıyor. Paylaşım sorunu da artan beceri ile karşılık buluyor. Bu ise çalışma sürelerinin kısalığından, daha uzun tatile kadar gidiyor. Teknolojiden korkmak yerine açacağı yeni ufukları hayal etmek daha güzel değil mi.
Bundan 40 yıl evvel bir araba satın almak ile bir ev satın almayı kıyaslayın. Ve bugün geldiğimiz noktaya bakın. Keşke yerimize çalışacak robotlar hızla artsa da daha uzun tatil imkanları elde etsek.”. http://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/issiz-mi-kalacagiz-6264

Açık anlatımla, Türkiye’ye sabit sermaye yatırımı için giren uluslararası sermayenin yarısı büyüklüğünde dövizi bizim girişimcilerimiz yurt dışına çıkararak başka ülkelerde yatırım yapmaya başladılar. Türklerin yabancı ülkelerde ne kadar gayrimenkul yatırımı yaptıklarını henüz bilemiyoruz”. http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/gungor-uras/yurtdisinda-turk-yatirimlari-2613905/

Bana göre sorun icada ihtiyaç duyma noktasındaki idrak gecikmesidir.
Nitekim yıllardır yazar dururum, bizde kaynak değil idrak sorunu var diye...
2009'da Küresel Kriz Avrupa'yı vurunca ihracatçı, eksen kaydırmayı icat etti ve dünyanın sadece Batı'dan ibaret olmadığını keşfetti. Yetmedi, katma değer olmayınca ihracatın hamalı olduğunu fark etti, inovasyon ihtiyacını keşfetti.
Yıllardır AR-GE'ye milyarlarca dolar para akıtan bizlerin, arzulanan başarıyaneden ulaşamadığını sorguluyorum. Yasa sorunu vardı, çözdük; kaynak sorunu vardı, hallettik, teşvik sorunu vardı ziyadesiyle verdik.
Peki, neden AR'aştırdığımız kadar GE'liştiremiyoruz?
Kaçımız bu açmazın farkında bilmiyorum ancak emin olduğum şudur ki, idrak gecikmesi var bizde.
Farklı olandan KORKU, bize benzemeyenden NEFRET, rakiple düello yerine PUSU, akıl yerine KURNAZLIK, sabır yerine TELAŞ, merak yerine BİAT, bilgi yerine KANAAT ve özgün yerine TAKLİT...”.
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/2018/02/21/ordumuz-basariyor-biz-de-yapabiliriz

Değer üretmeyen süreçleri tespit etmeli, yeni ihtiyaçları tanımlamalı ve küresel akımları gözleyerek geleceğe dair sorunlar envanteri oluşturmalı.”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/oguz/2018/02/21/ordumuz-basariyor-biz-de-yapabiliriz

Yürüttüğü aktif politika ilecoğrafyasına huzur getirme çabası içinde olan Türkiye, önümüzdeki 20 yıl, bölgesel ve küresel ölçekte verimsizleşen topraklar nedeniyle, milyonlarca insanın açlık, yoksulluk ve çatışma riskiyle karşı karşıya olduğu bir dünyada, tarımsal ürün ve su arzı güvenliği açısından da kritik bir rol üstlenebilir.
Bu kritik önemdeki stratejiler ise, ancak 'milli ekonomi politikaları' setiyle gerçekleşebilir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarımsal üretimde arz performansını artıracak yeni desteklere yönelik açıklamaları zamanlama açısından hayli önemli.”. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/kerem-alkin/2018/02/21/tarimda-stratejik-hamle-donemi

Türkiye düşmanlığı nasıl bir şey görün!
7 yıldır sözüm ona Esed rejimi aleyhinde yayınlar yapan Batı medyası dün tornistan yaptı.
Hep birlikte Esed rejimini alkışlayan yayınlar yaptılar.
The New York Times.
The Wall Street Journal.
Washington Times.
Bloomberg.
Times.
Independent.
Reuters.
Hepsi!”.
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/fahrettinaltun/2018/02/21/var-mi-itirazi-olan



Türkiye’nin Afrin Harekatı sonrasında Membiç ve Fırat’ın doğusunda Tel Abyad başta olmak üzere askeri harekatlara girişebileceği endişesi yaşayan ABD Haseke’de Brett McGurk’un koordinesinde birçok Batılı ülke temsilcilerini PKK elebaşlarıyla görüştürüyor. McGurk ile görüşen ülke temsilcileri arasında İsrail, Suudi Arabistan ve BAE’nin olması Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yapması muhtemel operasyonlardaki düşmanlarının küresel ittifakını da gözler önüne seriyor.”. https://www.yenisafak.com/yazarlar/bulentorakoglu/afrin-bilmecesi-2044542